İnsanın Kendi Gölgesiyle Yüzleşmesi: En Ağır Günah Nedir? Bir psikolog olarak en çok merak ettiğim şey, insanın neden bazen kendine bile itiraf edemediği duygularla yaşadığıdır. Günah, sadece dini bir kavram değil; aynı zamanda insanın kendi benliğiyle, vicdanıyla ve toplumsal değerlerle girdiği bir içsel çatışmadır. Peki, en ağır günah gerçekten nedir? Bir davranış mı, bir düşünce mi, yoksa bir duygunun bastırılması mı? Bu yazıda, “en ağır günah” kavramına psikolojik bir mercekten bakacağız. Çünkü bazen en büyük yargılar başkalarından değil, kendi zihnimizden gelir. Bilişsel Psikoloji Perspektifi: Günahın Zihinsel Haritası İnsan zihni, doğru ve yanlışı ayırt etmek için sürekli çalışan bir mekanizmadır. Ancak…
8 YorumKelimelerin Büyüsü Blogu Yazılar
Yıldız Tilbe “Gitme Kal” Ne Zaman Çıktı? Bir Felsefi Yaklaşım Filozof Bakışıyla: Duygular ve Zamanın Geçişi Üzerine Zamanın, insanın içsel dünyasında ve toplumsal yapısında nasıl şekillendiğine dair felsefi bir bakış açısıyla başlamak, Yıldız Tilbe’nin 2014 yılında yayımlanan ve kısa sürede büyük bir popülerlik kazanan “Gitme Kal” şarkısını anlamak için önemlidir. Şarkı, duygu ve düşüncenin karmaşık bir şekilde iç içe geçtiği, bireysel varoluşun ve toplumsal ilişkilerin sorgulandığı bir mecra olarak karşımıza çıkar. Peki, bu şarkıyı dinlerken, bir filozof nasıl bir yaklaşım sergilerdi? Gitme Kal, insanın en temel duygusal ve etik çatışmalarından birine değinir: Bağlılık ve özgürlük arasında kalan, tutkunun ve vazgeçişin…
Yorum BırakKangren Olan Uzuv Neden Kesilir? Kangren, hayatı tehdit eden ciddi bir durumdur ve bu durum çoğu zaman vücudun bir bölgesindeki dokuların ölmesiyle sonuçlanır. Özellikle kangrenin yayılmasını önlemek ve vücuda daha fazla zarar vermemek için bazen etkilenmiş uzuvların kesilmesi gerekebilir. Peki, bir uzuv neden kesilir? Kangren tedavi edilmezse ne gibi tehlikeler doğurur? Hadi gelin, bu soruları bilimsel bir bakış açısıyla ele alalım ve kangrenin tedavisindeki cerrahi müdahalenin gerekliliğini daha iyi anlayalım. Kangren Nedir? Kangren, genellikle bir bölgede kan akışının kesilmesi nedeniyle dokuların oksijen alamaması ve besin desteği alamaması sonucu gelişir. Oksijen eksikliği, dokularda hücre ölümüne yol açar ve zamanla bu ölürken…
Yorum BırakSıfatlar Nelerdir, Örnekler? Dildeki Niteliklerin Felsefi Anlamı İnsanın dili, yalnızca iletişim aracı değildir; varlığı kavrayışının, dünyayı anlamlandırışının ve kendi bilincini dışavurmasının en somut biçimidir. Sıfatlar, bu dilin en ince fırça darbeleridir. Bir varlığa ad vermek, onu varlığa taşımaktır; ama bir varlığa sıfat eklemek, o varlığın doğasını tanımlamaktır. “İyi insan” derken yalnızca bir kişiyi değil, bir ideali işaret ederiz. “Kırmızı çiçek” dediğimizde yalnızca bir nesneye değil, algımıza yansıyan bir gerçeğe gönderme yaparız. Peki, sıfatlar nelerdir ve neden felsefi bir meseleye dönüşürler? Epistemolojik Bakış: Bilginin Renkleri Epistemoloji, yani bilginin doğasını inceleyen felsefe dalı, “nasıl biliriz?” sorusuna yanıt arar. Sıfatlar, bilginin niteliğini belirler.…
Yorum BırakSezen Aksu Kaç Tane Bestesi Var? Gücün, İdeolojinin ve Vatandaşlığın Şarkısı Bir Siyaset Bilimcinin Girişi: Güç, Sanat ve Toplumun Müziği Bir siyaset bilimci olarak bazen kendime şunu sorarım: Güç her zaman kurumlarda mı yaşar, yoksa kimi zaman bir şarkı sözünde de mi yankılanır? “Sezen Aksu kaç tane bestesi var?” sorusu, yalnızca bir sayısal merak değildir. Bu soru, bir sanatçının üretim kapasitesi üzerinden, aslında iktidarın, ideolojinin ve toplumsal katılımın biçimlerini anlamamıza kapı aralar. Sezen Aksu’nun bugüne kadar 400’den fazla bestesi olduğu bilinir. Ancak onun besteleri, yalnızca müzik listelerinde değil; Türkiye’nin siyasal tarihinde, toplumsal hafızasında ve duygusal coğrafyasında da derin izler bırakmıştır.…
Yorum BırakPektus Ekskavatum Nedir? Eğitim Perspektifinden Bakarak Anlamak Bir eğitimci olarak, öğrenmenin sadece bilgi aktarımı değil, aynı zamanda kişisel ve toplumsal dönüşümü de içerdiğini biliyorum. Öğrencilerin sadece teorik bilgiyi değil, aynı zamanda dünyaya bakış açılarını, düşünme biçimlerini ve toplumla olan ilişkilerini de şekillendirmelerini sağlamak bizim en büyük sorumluluğumuz. Bugün, genellikle tıbbi bir terim olarak duyduğumuz “pektus ekskavatum” üzerine konuşacağız. Ancak bunu yaparken, sadece bu rahatsızlığın ne olduğunu açıklamakla kalmayacak, aynı zamanda eğitim ve pedagojik yöntemler bağlamında da etkilerini inceleyeceğiz. Çünkü her hastalık, yalnızca fiziksel değil, aynı zamanda psikolojik ve toplumsal bir iz bırakabilir. Ve öğrenme, bu izlerin anlaşılmasında güçlü bir araçtır.…
6 YorumKaynakların Sınırlılığı ve Meşke Dalmak Üzerine Bir Ekonomistin Düşünceleri Ekonominin temelinde, sınırlı kaynaklarla sonsuz insan ihtiyaçlarını karşılamaya çalışma gerçeği yatar. Bir ekonomist için bu yalnızca bir teori değil, aynı zamanda insan davranışlarını, tercihlerini ve duygularını anlamanın da bir yoludur. İşte tam bu noktada, halk arasında kullanılan “meşke dalmak” deyimi ekonomik açıdan derin bir anlam kazanır. Günlük dilde “düşüncelere dalmak, hayale kapılmak” anlamında kullanılan bu ifade, ekonomi perspektifinden bakıldığında karar verme süreçlerindeki dalgalanmaları, belirsizlikleri ve bireylerin içsel ikilemlerini temsil eder. Meşke Dalmak Ne Demek? Ekonomik Bir Yorum “Meşke dalmak”, aslında bir tür zihinsel yatırım sürecidir. Tıpkı bir yatırımcının geleceğe dair beklentilerini…
Yorum BırakHibe Caiz mi? Antropolojik Bir Perspektiften Hediye, Sadaka ve Toplumsal Paylaşımın Anlamı Bir antropolog olarak farklı toplumların paylaşma biçimlerine tanıklık etmek, insanın verme eylemine yüklediği derin anlamları görmek gibidir. Her kültür, vermenin doğasını kendi değer sistemine göre yorumlar: kimi yerde armağan bir dostluk ifadesidir, kimi yerde sadaka bir ibadet; başka bir yerde ise hibe bir sosyal sorumluluk göstergesidir. Peki, İslam kültüründe sıkça karşılaşılan bir kavram olan “hibe” bu geniş antropolojik çerçevede nasıl bir yer tutar? “Hibe caiz mi?” sorusu, yalnızca dini bir mesele değil; aynı zamanda kültürel, sembolik ve toplumsal bir ilişki biçimini de anlamamızı sağlar. Vermek Kültürü: İnsanlığın Ortak…
Yorum BırakGülmekten Kırılmanın Anlamı Nedir? Bir Duygunun Tarihsel ve Düşünsel Serüveni İnsanın kendine özgü en tuhaf ve en derin tepkilerinden biri gülmektir. Bazen bir şakanın ardından, bazen bir absürtlüğün ortasında, bazen de bir felaketin eşiğinde bile kendimizi gülmekten kırılmış halde buluruz. Bu deyim, yalnızca bedensel bir hareketi değil, ruh hâlinin taşma noktasına ulaşmasını anlatır. Peki gerçekten neye “kırılır” insan, gülerken? Tarihsel Bir Duygu: Gülmenin Kökeni Gülmenin anlamı üzerine düşünen insanlık, bu eylemi tarih boyunca hem büyülü hem tehlikeli bir güç olarak görmüştür. Antik Yunan’da Aristoteles, insanı “gülebilen tek varlık” olarak tanımlayarak gülmeyi aklın bir yansıması saymıştır. Orta Çağ’da ise gülmek, ruhun…
Yorum BırakKalvenizm Nedir? İnanç, Emek ve İnsan Hikâyeleriyle Şekillenen Bir Dünya Görüşü Bir konuyu ne kadar çok araştırırsanız araştırın, bazı inançlar sizi sadece bilgiyle değil; yaşanmışlıkla da etkiler. Kalvenizm tam olarak böyle bir olgu. Sadece bir teolojik doktrin değil, insan emeğini, vicdanı ve toplumsal düzeni derinden etkileyen bir düşünce sistemi. Bu yazıyı yazarken, bir reformun sadece kiliseyi değil, insanın çalışmaya, başarıya ve adalete bakışını nasıl değiştirdiğini anlamaya çalıştım. Şimdi bu hikâyeyi, biraz tarih, biraz insan, biraz da verilerle birlikte size anlatmak istiyorum. Kalvenizm’in Kısa Tanımı Kalvenizm, 16. yüzyılda Reform hareketinin öncülerinden Jean Calvin tarafından geliştirilen bir Hristiyan teolojisidir. Özünde, Tanrı’nın mutlak…
Yorum Bırak